Vidin Kalesi, Bulgaristan’ın kuzeybatısında, Tuna nehrinin güney kıyısında yer alan eşsiz konumu ile dikkat çeken bir yer. Osmanlı İmparatorluğu’nun Rumeli’deki en önemli kalelerinden biri olan Vidin Kalesi, Rumeli’nin kilidi, Tuna’nın incisi ve Rumeli kalelerinin kürsüsü olarak da bilinir. Kale, Roma, Bizans, Bulgar, Macar, Sırp ve Osmanlı gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarih boyunca birçok savaşa ve kuşatmaya tanıklık etti. Vidin Kalesi’nin en eski kısmı, 10. yüzyılda Bulgarlar tarafından inşa edildiği biliniyor. Kale, 14. yüzyılda Bulgar Çarı İvan Sratsimir’in yönetimi altında genişletilmiş ve güçlendirilmiş. Yapı, 1365 yılında Macarlar tarafından işgal edilmiş, ancak 1396 yılında Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid tarafından fethedildi. Osmanlılar, kaleyi 18. yüzyıla kadar elinde tuttu, ancak 1718 yılında Pasarofça Antlaşması ile Avusturya’ya bırakmak zorunda kalmıştır. Kale, 1739 yılında Belgrad Antlaşması ile tekrar Osmanlı’ya dönse de 1794 yılında Osmanlı paşası Osman Pazvantoğlu tarafından isyan ettiği için kısa bir süre yeniden elden çıktı. Yapı, 1807 yılında tekrar Osmanlı’ya bağlandı. Ancak bu sefer de 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Ruslar tarafından ele geçirildi. Kale, 1878 yılında Berlin Antlaşması ile Bulgaristan Prensliği’ne verildi. Kale, 20. yüzyılda Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı’nda da önemli bir rol oynadı. Vidin Kalesi, günümüzde bir müze ve turistik bir mekân olarak hizmet veriyor ve tarih meraklılarını ağırlıyor. Burası, Tuna nehrinin muhteşem manzarasını sunmakta ve ziyaretçilerine tarihi bir yolculuk yaşatabiliyor.
